Bir
zamanlar İngiltere'de bir aile varmış. Bu ailenin hep zengin olmasını isteyen bir de çocuğu varmış.
Bu çocuğun adı Arthur' muş. Arthur derslerinde de çok iyiymiş. Bir yaz tatili Arthur,
Devler Ülkesi'ndeki altın elmayı almak istemiş. Devler Ülkesi evlerine 40
kilometre uzaktaymış. Arthur, annesinden bir sulu peynir, su ve poğaça alarak
yola çıkmış. Yolunun önünde 2 tane köy ve devler ülkesi varmış. Arthur daha ilk
köye varmadan bir ağacın altında uyuya kalmış. Uyurken yüzüne 10 tane sinek
konmuş. Arthur bir vuruşta hepsini öldürmüş. Arthur, birazda gururlanarak:
Vay be! Bir vuruşta on can.
Bunu bir kağıda yazarak belindeki kemerine takmış. İlk köye
varınca gururlu gururlu yürümeye başlamış. Yanından geçtiği herkes ona biraz
korkmuş gibi bakmış. Arthur, ikinci köye varmadan köyün koruyucusu Mehmet Ağa,
Arthur'u durdurmuş. ona iki tane soru soracakmış. Bu sorulardan birincisi
"Dünyadaki en tehlikeli doğal afet" ikincisi ise " Dünyanın en büyük canlısı"
ymış . Arthur, düşünmüş taşınmış ve ilk sorunun cevabını bulmuş. Cevap deprem
imiş. ikinci soru ise biraz zormuş. Arthur, düşünmüş taşınmış ve ipucu almaya
karar vermiş. Köy koruyucusuna gitmiş ve demiş ki:
"Acaba bir ipucu alabilir miyim?"
Koruyucu Mehmet Ağa demiş ki:
"Denizde yaşayan bir canlıdır."
Arthur bu ipucundan sonra hemen bir cevap vermiş:
"Mavi balina!
Mavi balina!"diye bağırmış.
Koruyucu Mehmet Ağa Arthur' a yol vermiş. Arthur yoluna
devam etmiş. Yürümüş yürümüş, dere tepe düz gitmiş. Sonunda devler ülkesine
varmış. Devler Ülkesi' ndeki altın elmayı tam alacakken bir dev karşısına
çıkmış ve şöyle demiş:
"Eğer taşın suyunu çıkarabilirsen geçmene izin veriri. Ama
çıkaramazsan seni hapishaneye atarız". demiş.
Arthur, hemen annesinin verdiği sulu peyniri alıp taşla
eline koymuş. Arthur biraz zorlanır gibi yapmış ve taşı sıkmış. Taştan sular
akmış. Dev, taşı sıkmış sıkmış ama su çıkmamış! Dev, Arthur'a yol vermek
zorunda kalmış. Arthur, altın elmayı alıp evine geri dönmüş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder