Bir gün sitede futbol oynarken bazı büyük çocuklar bizim topuzu aldı. Biz de buna çok kızdı ce üzüldük. Biraz oturdukları sonra parkta voleybol oynayan bizden büyük bir ağabey den yardım istedik. Abi o çocuklara yaklaşarak topu istedi, aldı ve bize verdi. Biz yine futbol oynamaya başladık. Arkadaşım topu oyun alanı dışına atınca o çocuklar topumuzu yine aldı. Onların arkasından gittik ama yakalayamadık. Artık güvenliğe gitmenin vakti geldi dedik ve gittik. Ama güvenlikten olumsuz cevap aldık. Oradan giderken topumuzu alanları gördük ve arkalarından gittik ama yine yakalayamadık. O sırada saklanmak için Araba Garajı girdik. O arada bisikleti bir ağabey "Onları yakalayayım mı?" dedi ama yapmadı. O sırada bizim saklanmamıza rağmen bizi buldular. Ama bu sefer kaçamadılar. Biz onlara topumuzu vermeleri için ısrar ettik ve ısrarlarımız sonuç buldu. En sonunda topumuzu almıştık.
Birdaha bize karışacaklarını sanmıyorum.
30 Nisan 2016 Cumartesi
BABAM
ASLAN BABAM TATLI BABAM
SENİ ÇOK SEVİYORUM
TATLI BABAM
GÜÇLÜ BABAM TATLI
BABAM
BİZİM İÇİN HER ŞEYİ
YAPARSIN BABAM
22 Nisan 2016 Cuma
20 Nisan 2016 Çarşamba
17 Nisan 2016 Pazar
ZENGİN OLMAK İSTEYEN ÇOCUK
Bir
zamanlar İngiltere'de bir aile varmış. Bu ailenin hep zengin olmasını isteyen bir de çocuğu varmış.
Bu çocuğun adı Arthur' muş. Arthur derslerinde de çok iyiymiş. Bir yaz tatili Arthur,
Devler Ülkesi'ndeki altın elmayı almak istemiş. Devler Ülkesi evlerine 40
kilometre uzaktaymış. Arthur, annesinden bir sulu peynir, su ve poğaça alarak
yola çıkmış. Yolunun önünde 2 tane köy ve devler ülkesi varmış. Arthur daha ilk
köye varmadan bir ağacın altında uyuya kalmış. Uyurken yüzüne 10 tane sinek
konmuş. Arthur bir vuruşta hepsini öldürmüş. Arthur, birazda gururlanarak:
Vay be! Bir vuruşta on can.
Bunu bir kağıda yazarak belindeki kemerine takmış. İlk köye
varınca gururlu gururlu yürümeye başlamış. Yanından geçtiği herkes ona biraz
korkmuş gibi bakmış. Arthur, ikinci köye varmadan köyün koruyucusu Mehmet Ağa,
Arthur'u durdurmuş. ona iki tane soru soracakmış. Bu sorulardan birincisi
"Dünyadaki en tehlikeli doğal afet" ikincisi ise " Dünyanın en büyük canlısı"
ymış . Arthur, düşünmüş taşınmış ve ilk sorunun cevabını bulmuş. Cevap deprem
imiş. ikinci soru ise biraz zormuş. Arthur, düşünmüş taşınmış ve ipucu almaya
karar vermiş. Köy koruyucusuna gitmiş ve demiş ki:
"Acaba bir ipucu alabilir miyim?"
Koruyucu Mehmet Ağa demiş ki:
"Denizde yaşayan bir canlıdır."
Arthur bu ipucundan sonra hemen bir cevap vermiş:
"Mavi balina!
Mavi balina!"diye bağırmış.
Koruyucu Mehmet Ağa Arthur' a yol vermiş. Arthur yoluna
devam etmiş. Yürümüş yürümüş, dere tepe düz gitmiş. Sonunda devler ülkesine
varmış. Devler Ülkesi' ndeki altın elmayı tam alacakken bir dev karşısına
çıkmış ve şöyle demiş:
"Eğer taşın suyunu çıkarabilirsen geçmene izin veriri. Ama
çıkaramazsan seni hapishaneye atarız". demiş.
Arthur, hemen annesinin verdiği sulu peyniri alıp taşla
eline koymuş. Arthur biraz zorlanır gibi yapmış ve taşı sıkmış. Taştan sular
akmış. Dev, taşı sıkmış sıkmış ama su çıkmamış! Dev, Arthur'a yol vermek
zorunda kalmış. Arthur, altın elmayı alıp evine geri dönmüş.
ve mutlu mesut yaşamışlar
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


